
İnternet, mucizevi olduğu iddia edilen iksirlerden, yasaklı gıdalar listesine kadar binlerce “kulaktan dolma” bilgiyle dolu. Eğer sabahları limonlu su içerek 10 kilo vereceğinize veya akşam 18:00’den sonra yediğiniz bir elmanın anında göbeğe dönüşeceğine inanıyorsanız; derin bir nefes alın ve o limonlu suyu yavaşça masaya bırakın.
Rejimde.com olarak laboratuvar önlüklerimizi giydik ve en popüler beslenme efsanelerini incelemeye aldık. Gelin, hurafeleri bilimle temizleyelim.
MİT 1: “Akşam 18.00’den Sonra Yemek Yemek Kilo Aldırır”
Senaryo: Vücudun bir mesai saati vardır, saat 18.01 olduğunda metabolizma kepenkleri indirir ve yediğiniz her şeyi doğrudan kalçalarınıza yağ olarak gönderir.
BİLİMSEL GERÇEK: Vücudunuzun bir kol saati yoktur ve metabolizmanız “mesai bitti” diyerek dükkânı kapatmaz. Bazal metabolizma (uyurken bile harcadığınız enerji) 7/24 çalışır. Kilo alımı, saatin kaç olduğuyla değil, gün boyunca aldığınız toplam kalori ve harcadığınız enerji dengesiyle (Termodinamik Yasaları) ilgilidir.
- Özet: Gece yediğiniz için değil, “çok” yediğiniz için kilo alırsınız. Yine de uyku kalitesi için yatmadan 2-3 saat önce yemeyi kesmek, sindirim sistemi sağlığı için iyi bir fikirdir.
MİT 2: “Detoks Suları Vücudu Toksinlerden Arındırır”
Senaryo: Günlerce sadece yeşil sebze suyu içerek vücudunuzdaki tüm kötülüklerden, günahlardan ve toksinlerden arınabilirsiniz.
BİLİMSEL GERÇEK: Harika bir haberimiz var: Vücudunuzda zaten dünyanın en gelişmiş detoks fabrikaları kurulu; isimleri Karaciğer ve Böbrekler. Sağlıklı bir insanda bu organlar, atık maddeleri süzmek ve atmak için kusursuz bir biyokimyasal süreç işletirler.
- Özet: Pahalı “detoks” paketlerine servet ödemeyin. Karaciğerinizi yormamak (alkol ve işlenmiş gıdayı azaltmak) ve böbreklerinize yardım etmek (bol su içmek) yapabileceğiniz en iyi detokstur.
MİT 3: “Yağ Yemek Sizi Yağlandırır”
Senaryo: Yağlı bir şey yerseniz, o yağ doğrudan vücudunuza yapışır. Bu yüzden her şeyin “light” olanını yemeliyiz.
BİLİMSEL GERÇEK: Bu, 90’lı yılların en büyük yanılgısıydı. Biyokimya bize gösteriyor ki; yağ depolamanın ana tetikleyicisi sadece yağ tüketimi değil, gereğinden fazla karbonhidratla (şekerle) tetiklenen İnsülin hormonudur. Hatta zeytinyağı, avokado ve kuruyemişlerdeki sağlıklı yağlar, metabolizmayı hızlandırmak ve hormon üretimi için elzemdir.
- Özet: Yağdan korkmayın, yanlış yağdan (trans yağlar, margarin) ve şekerin aşırısından korkun.
MİT 4: “Terlemek Yağ Yakmaktır”
Senaryo: Üzerime naylon poşetler sarıp koşarsam veya saunada saatlerce oturursam müthiş yağ yakarım.
BİLİMSEL GERÇEK: Terlemek, vücudun soğutma sistemidir; yağ yakma göstergesi değil. Tartıda gördüğünüz o ani düşüş, kaybettiğiniz yağ değil, sadece sudur. Bir bardak su içtiğinizde o kiloyu geri alırsınız. Yağ, ter bezlerinden akıp gitmez; hücre içinde okside olur ve karbondioksit olarak (nefesle) dışarı atılır.
- Özet: Saunada oturarak manken fiziğine sahip olunabilseydi, hamamlar podyuma dönüşürdü.
MİT 5: “Ekmek (Karbonhidrat) Düşmandır”
Senaryo: Ekmeği kestiğim an hayatım değişti. Karbonhidratlar sadece bizi şişirmek için vardır.
BİLİMSEL GERÇEK: Beyninizin birincil yakıtı glikozdur. Sorun karbonhidratın kendisi değil, türüdür. Beyaz un ve sofra şekeri (Basit Karbonhidratlar) kan şekerini hızla yükseltip düşürürken; tam tahıllar, baklagiller ve sebzeler (Kompleks Karbonhidratlar) enerji verir ve bağırsak sağlığı için lif sağlar.
- Özet: Karbonhidratı tamamen hayatınızdan çıkarmak, arabayı benzin yerine iterek hareket ettirmeye çalışmak gibidir. “Doğru” karbonhidratı seçin.
Son Söz: Beslenme, hurafelerle değil; biyolojiyle yönetilen bir süreçtir. Rejimde.com’da mucizelere değil, bilime inanıyoruz. Kafanızı karıştıran başka bir efsane mi var? Bize yazın, GERÇEKLERİ araştıralım!
Rejimde Ailesine Katıl! 🚀
Yazıları okuyarak puan kazan, seviyeni yükselt!




