
Cuma akşamı, loş bir mekan, fonda tatlı bir müzik ve arkadaş grubunuzla masadasınız. Garson siparişleri almaya geliyor. Masadaki herkes “bana bir cin tonik”, “bana bir bira” derken sıra size geliyor.
“Ben sadece sade soda alabilir miyim? İçine de bir dilim limon lütfen.”
İşte o an, masaya kısa süreli bir sessizlik çöküyor. Ve o kaçınılmaz sorular başlıyor: “Hayırdır, hasta mısın?”, “Araba mı kullanacaksın?”, “Diyette misin?”
Hayır, hasta değilsiniz. Sadece “Sober Curious” (Ayık Meraklı) akımının bir parçasısınız. Yani alkolü tamamen yasaklamış bir keşiş değil, sadece “Bu gece içmesem hayatım nasıl olur?” sorusunu soran modern bir farkındalık avcısısınız.
Ödünç Alınan Mutluluk: “Hangxiety”
Alkol, sosyal ortamların “sosyal yağlayıcısı” olarak bilinir. Bir kadeh içince gevşeriz, dertler hafifler. Ancak nörobilim bize bunun bir bedeli olduğunu söylüyor: Hangxiety (Hangover + Anxiety).
Alkol, beyninizdeki mutluluk kimyasallarını (dopamin ve serotonin) o an için serbest bırakır. Ancak bu, aslında yarından ödünç aldığınız bir mutluluktur. Ertesi sabah uyandığınızda baş ağrısına eşlik eden o sebepsiz kaygı, huzursuzluk ve “dün gece saçmaladım mı?” hissi; beyninizin kimyasal dengesini yeniden kurmaya çalışmasının sonucudur.
Sober Curious olmak, bu borcu almayı reddetmektir. Eğlenceyi kimyasallardan değil, sohbetten ve ortamdan almayı seçmektir.
Portakal Suyundan Fazlası: Mocktail Devrimi
Alkolü bıraktığınızda sadece çay veya su içmek zorunda olduğunuz günler geride kaldı. Gastronomi dünyası, “Mocktail” (Alkolsüz Kokteyl) sanatıyla tanıştı. Ve hayır, içine şemsiye batırılmış karışık meyve sularından bahsetmiyoruz.
Artık barmenler; fermente çayları (Kombucha), distile edilmiş alkolsüz bitki sularını, taze baharatları (biberiye, fesleğen) ve tütsülenmiş aromaları kullanarak sanat eserleri yaratıyor.
Elinizde şık bir kadeh, içinde buz ve estetik bir sunum olduğunda; beyniniz “eğleniyoruz” sinyalini zaten alıyor. Üstelik bu bardakta boş kaloriler ve sabah pişmanlığı yok.
Sosyal Baskıyı Hacklemek
Bu akımın en zor kısmı içmemek değil, çevrenize açıklama yapmaktır. İşte size birkaç pratik “hayatta kalma” cümlesi:
- Mazeret Aramayın: “Yarın erken kalkacağım” demek yerine, basitçe “Bu akşam canım istemiyor, böyle iyiyim” demek en güçlü duruştur.
- Kadehinizi Dolu Tutun: Elinizde zaten şık bir içecek (soda-limon veya bir mocktail) varsa, kimse size “bir şey içmiyor musun?” diye sormaz.
- Gözlemci Olun: Herkesin alkol etkisiyle yavaş yavaş değiştiğini, sizin ise hala aynı keskin zeka ve enerjiyle orada olduğunuzu fark etmek, gizli bir süper güç gibidir.
Pazar Sabahı Zaferi
Bu seçimin gerçek ödülü, o gece barda değil, ertesi sabah yatakta verilir.
Telefonunuzun alarmı çalmadan, susuzluktan diliniz damağınız kurumadan, başınızda bir balyoz etkisi olmadan uyanmak… Pencereyi açıp derin bir nefes aldığınızda hissettiğiniz o “tazelik”, hiçbir kokteylin veremeyeceği kadar sarhoş edici bir histir. Haftasonunu yatakta iyileşmeye çalışarak değil, gerçekten yaşayarak geçirmek, kendinize verebileceğiniz en büyük hediyedir.
Belki de bu hafta sonu, “hayır” demenin tadına bakmalısınız. Şerefe! (Ama sodayla)
Rejimde Ailesine Katıl! 🚀
Yazıları okuyarak puan kazan, seviyeni yükselt!
Okumaya Devam Et! 📚
Her yazı yeni bir puan fırsatı




